1 Kas 2026 14:28

Devrim Muhafızları Sözcüsü: Ramazan Savaşı ABD’nin askerî ve stratejik gücünü sarstı

Devrim Muhafızları Sözcüsü: Ramazan Savaşı ABD’nin askerî ve stratejik gücünü sarstı

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhibbi, Ramazan Savaşı’nda ABD’nin belirlediği hedeflere ulaşamadığını ve savaşın ABD’nin askerî gücü, istihbaratı ve bölgedeki güvenlik rolüne ilişkin algıyı sarstığını savundu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhibbi, bugün yaptığı açıklamasında, Ramazan Savaşı’na değinerek, dünyanın askerî teçhizat bakımından en güçlü ülkelerinden biriyle, aynı zamanda en fazla suç işleyen ülkeler arasında yer alan ABD ile savaştıklarını söyledi.

Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin kısa tarihine çok sayıda suç sığdırdığını belirterek, bu suçların dünyanın en karanlık terör örgütlerinden biri olarak nitelendirdiği İsrail rejiminin iş birliğiyle gerçekleştirildiğini ifade etti.

Düşman, Hürmüz Boğazı’nı Açmakta Takıldı

Savaşın bazı aşamalarını geride bıraktıklarını ve bu aşamalardan galip çıktıklarını belirten Tuğgeneral Muhibbi, sonraki aşamaları beklediklerini ifade etti.

Tuğgeneral Muhibbi, düşmanın başlangıçta İran’daki sistemi değiştirmek ve devirmek ile ülkeyi parçalamak olmak üzere iki büyük hedef belirlediğini söyledi. Bu hedeflerin gerçekleşmeyeceğini anlayan ABD’nin daha sonra hedeflerini küçülttüğünü savunan Tuğgeneral Muhibbi, füze menzilinin azaltılması, nükleer faaliyetlerin durdurulması, uranyumun ülke dışına çıkarılması, petrol kuyularının ve bir adanın ele geçirilmesi gibi hedeflerin gündeme getirildiğini belirtti. 

Tuğgeneral Muhibbi, bu hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını ve sonunda düşmanın Hürmüz Boğazı’nı açma girişiminde takılıp kaldığını öne sürdü.

Bir savaş aşamasında zafer ve yenilginin ölçütünün, düşmanın belirlediği hedeflere ulaşıp ulaşamaması olduğunu söyleyen Tuğgeneral Muhibbi, “Düşman hedeflerine ulaşamadı, bu nedenle yenildi ve geri adım attı. Ardından müzakere, arabuluculuk ve benzeri yöntemlere yöneldi” dedi.

Tuğgeneral Muhibbi, İran’ın düşmana yaşattığı ikinci düzey stratejik yenilgilerin bazılarının telafi edilemez olduğunu, bazılarının telafisinin ise onlarca yıl sürebileceğini söyledi.

ABD’nin Bölgedeki Varlığının Gerekçesi Sorgulanıyor

ABD’nin yaşadığı ilk stratejik yenilginin, bölgedeki ve dünyadaki varlığının temel gerekçesiyle ilgili olduğunu belirten Tuğgeneral Muhibbi, Washington’un bölgedeki varlığını enerji akışının güvenliğini ve deniz ulaşımının serbestisini sağlama iddiasıyla meşrulaştırdığını ifade etti.

Tuğgeneral Muhibbi, dünyanın en büyük donanmasına sahip olmasına, onlarca yıldır bölgede bulunmasına ve trilyonlarca dolar harcamasına rağmen ABD’nin savaş sırasında boğazı birkaç saatliğine ya da birkaç günlüğüne bile açamadığını, bunun, ABD’nin enerji akışını ve deniz taşımacılığını güvence altına alma kapasitesinin sınırlı olduğunu dünyaya gösterdiğini savundu.

ABD’nin ikinci stratejik yenilgisinin askerî doktrinindeki çelişkiyi ortaya çıkarmak olduğunu söyleyen TuğgeneralMuhibbi, Washington’un kendi çıkarlarını ve müttefiklerinin güvenliğini korumak amacıyla bölgede çok sayıda askerî üs kurduğunu, ancak bu üslerin zamanla kendi güvenliği açısından sorun hâline geldiğini belirtti.

Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin enerjisinin önemli bir bölümünü bu üsleri korumaya harcadığını ve söz konusu üslerin bölge ülkelerinin güvenliğini de olumsuz etkilediğini ifade etti.

ABD’nin İstihbarat Üsleri Vuruldu

Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin üçüncü stratejik yenilgisinin istihbarat alanında yaşandığını belirtti. Washington’un gelişmiş istihbarat teknolojisine sahip olduğu ve merkezlerinin tespit edilemeyeceği yönünde dünya genelinde bir algı oluşturduğunu söyleyen Muhibbi, savaş sırasında ABD’nin istihbarat üslerini tespit ederek hedef aldıklarını ifade etti.

Bunun sonucunda ABD istihbarat merkezlerinin belirlenebilir ve vurulabilir olduğunun ortaya çıktığını savunan Tuğgeneral Muhibbi, bu durumun dünya genelinde ABD’nin istihbarat kapasitesine ilişkin algıyı değiştirdiğini söyledi.

ABD’nin dördüncü stratejik yenilgisinin askerî teknoloji alanında yaşandığını ifade eden Tuğgeneral Muhibbi, Washington’un askerî teknolojide rakipsiz olduğu yönündeki iddiasının savaşta sarsıldığını belirtti. 

Tuğgeneral Muhibbi, F-35 savaş uçağını düşürdüklerini ve deniz altından önemli bir askerî teknolojiyi ele geçirdiklerini iddia etti.

Tuğgeneral Muhibbi, karada da Patriot hava savunma sistemleri ve benzeri silahları etkisiz hâle getirdiklerini belirterek, ABD’nin askerî teknolojisinin yenilmez olmadığının ortaya çıktığını savundu. Bu durumun ABD’nin müttefik ülkelerinde de güvenlik endişelerine yol açtığını söyledi.

ABD Ekonomisinin Ağır Darbe Aldı

ABD’nin beşinci stratejik yenilgisinin ekonomi alanında yaşandığını belirten Tuğgeneral Muhibbi, Washington’un savaşların maliyetini genellikle diğer ülkelere yüklediğini, ancak bu kez kendi ekonomisinin ağır zarar gördüğünü ileri sürdü.

Tuğgeneral Muhibbi, ABD ekonomisinin enerji ve alüminyum gibi sektörlerde sorunlarla karşı karşıya olduğunu ve petrol stoklarını yenilemekte başarısız kaldığını iddia etti.

ABD’nin İran’la savaşının, Washington’un yenilmez bir güç olduğu yönündeki küresel hâkimiyet algısını da sarstığını söyleyen Tuğgeneral Muhibbi, ABD’nin artık ne yenilmez olduğunu ne de başka ülkeleri koruyabildiğini savundu. Minab’daki Şecere-i Tayyibe Okulu, Lamerd’deki stadyum ve Kuhestek’teki düğünün hedef alınmasını örnek göstererek ABD’nin itibar kaybettiğini öne sürdü.

Coğrafi Sınırlamaların Kaldırılması Bize Geniş Bir Alan Açıyor

Tuğgeneral Muhibbi, İran’ın beklediği son zafer aşamasının, Devrim Lideri'nin üst düzey askerî komutanlarla yaptığı toplantıda dile getirdiği “düşmana karşı güçlü biçimde mücadele etmek için akıllı askerî hazırlık” anlayışı olduğunu söyledi. Bu kapsamda coğrafi sınırlamaların kaldırıldığını belirtti.

Devrim Lideri'nin savaşta coğrafi sınırlama bulunmadığını ifade ettiğini aktaran Tuğgeneral Muhibbi, bunun düşmanın saldırılarına karşı operasyon planlamak, ona zarar vermek ve tam caydırıcılığa ulaşmak için İran’a geniş bir hareket alanı sağladığını savundu.

Maksimum caydırıcılığın, hiçbir ülkenin İran’a karşı siyasi tutum almaya dahi cesaret edememesi anlamına geldiğini belirten Tuğgeneral Muhibbi, İran’a yönelik askerî saldırı ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılmasını hedeflediklerini söyledi.

Tuğgeneral Muhibbi, üçüncü zafer aşamasının maksimum caydırıcılık olduğunu belirterek, Devrim Muhafızları Ordusu’nun iki gün önce yeni hedefleri belirleme ve olası bir düşman saldırısı durumunda yeni coğrafi alanlara yönelik operasyon planları hazırlama çalışmalarını başlattığını açıkladı. Bu sürecin “yeni İslam medeniyetine” doğru ilerleyişin zeminini oluşturacağını ifade etti.

News ID 1939501

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
  • captcha